Mahkemelerin gücü Mercedes’e yeter mi?
Yazan: anadolusanat 27 Temmuz, 2007
Mercedes O403 SHD model otobüsler sık sık yanmalarına rağmen yolcu taşımaya devam ediyor
Çanakkale ve Muğla’da yaklaşık bir ay ara ile Mercedes 0403 SHD model otobüslerin yanması “araçların yanlış tasarlandığı ve faciaya davetiye çıkardığı” tartışmalarını bir kez daha gündeme getirdi. Çanakkale’de 39, Muğla’da ise 47 yolcu kıl payı ölümden kurtuldu. Ancak 1997 yılında Konya Karapınar yakınlarında meydana gelen kazada 49 kişi bu kadar şanslı değildi. Mercedes kazaları ve kaçakçılık iddialarını başından beri Meclis gündemine taşıyan ve takipçisi olan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, sayısız olayın kamuoyundan gizlendiğini ve firmanın korunduğunu dile getirdi.
Mercedes 0403 SHD model otobüsler, Türkiye gündemine 1997 yılında öğrencileri taşıyan otobüsün yanması ve 49 öğrencinin yanarak can vermesi ile girdi. Öğrencilerin feci şekilde ölmelerinin ardından değişik şehirlerarası firmalar tarafından kullanılan Mercedes 0403 SHD model otobüslerde sayısız kaza yaşandı. Otobüsler, seyir halindeyken, park edilmişken, kontak anahtarını çevirince, ineğe çarpınca bile yandı. Bazı yolcular şans eseri kurtulurken bazıları da feci şekilde can verdi. Kazalar ve Mercedes 0403 SHD model otobüslerin üretiminin durdurulması için davalar açıldı. Kimi zaman üretim yasağı konuldu. Ancak ne yargı ne de idari süreç Mercedes 0403 SHD model otobüslerin Türkiye otoyollarında adeta bir “alev topu” gibi dolaşmasına engel olamadı.
Olaylar kamuoyundan gizleniyor
Konya’nın Karapınar ilçesinde 49 kişinin ölümü ile gerçekleşen kaza ve Mercedes firması hakkındaki “kaçakçılık” iddialarını Meclis gündemine taşıyan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, son bir ayda gerçekleşen iki ayrı kazayı gazetemize yorumladı. Kart, bugüne kadar oluşan tüm yangınlarla ilgili çeşitli iddiaların öne sürüldüğünü kimi uzmanların elektrik kaçağı kimi uzmanların ise yakıt tankının önde bulunmasının yangına sebebiyet verdiğini belirtti. Her ne nedenden olursa olsun bu iddiaların ciddiye alınması gerektiğine dikkat çeken Kart, “Bunlar görmezden gelinecek iddialar değil. Vaka olarak karşımıza çıkıyor. Olayların önemli bir kısmı kamuoyundan gizleniyor. Buna dikkat çekmek istiyorum. Artık gizlenilmesi mümkün olmayan olaylar basına yansıyor” diye konuştu.
Adli makamlar çalıştırılmıyor
Dava süreçleri, bilirkişi raporları, yargılama süreci, dosyalar ve artık son yaşanan olaylarla birlikte düşünüldüğünde Türkiye’de adli ve idari anlamda mekanizmaların sağlıklı çalışmadığının ortaya çıktığını vurgulayan Kart, “Bu olayların yargılamasını yapacak mekanizmalar sağlıklı bir şekilde çalışmadı; çalıştırılmıyor” dedi.
Yaşanılanlardan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nı sorumlu tutan Kart, ciddi iddiaları gündeme getirdi: “Aziz Nesin’in eserlerinde örneği görülebilecek şekilde incelemeler yürütülüyor. Şikayetleri, yazışmaları, talimatları, bizzat Sanayi ve Ticaret Bakanlığı gereği yapılmak üzere firmaya gönderiyor ve firmadan cevap vermesini istiyor. Bu tam bir bürokratik skandal. Çözüm bulma yerine sorumluya olayı havale ediyor”
Firma Başbakan’ın himayesinde
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın tavrı ve gerekli işlem yapılmamasının bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından himaye edildiğini dile getiren Kart, “Uluslararası diplomasi araya girdi. Başbakan’da ‘yabancı sermayeyi ürkütmeyelim’ dedi. Biz de firmaya karşı değiliz.
Biz ürünlerinin birine yönelik itirazlarımızı dile getiriyoruz. Bunun incelenmesi gerekir. Sorumluluk idari mekanizmalarındır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nı denetim ve uyarı görevini yapmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.
‘Can güvenliği söz konusu’
Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar ise yıllar önce otobüslerin kaldırılması ile ilgili açtıkları davanın hâlâ sürdüğünü belirtti. Firmanın da kendisine tazminat davası açtığını ancak davayı firmanın kaybettiğini belirten Çakar, “Maalesef otobüslerin yanması ile ilgili Türkiye’de ve dünyada sayısız örnek var ve hiçbir önlem alınmıyor. Bu modellerin toplatılması gerekiyor. Otobüslerdeki hataların düzeltilmesi gerekiyor. Otobüsler ürün güvenliği ve tüketici güvenliğine aykırı. Ancak sonuç alamıyoruz. Basit bir konu değil insanların can güvenliği söz konusu. Firmanın korunduğunu düşünüyoruz” dedi. Konu ile ilgili Meclis’te kurulmak istenen komisyonun Bakan Coşkun tarafından engellendiğini hatırlatan Çakar, “O dönem milletvekillerine Mercedes bir dosya dağıttı. Coşkun firmanın dağıttığı dosyaları dikkate alarak Mercedes’in avukatı gibi savunma yaptı. Konu ile ilgili araştırma komisyonu kurulsun kamu aydınlatılsın. Gerçekler ortaya çıkarılsın” şeklinde konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)
403 SHD’leri elden çıkarıyorlar
Türkiye’de Mercedes 403 SHD model otobüslerle kazalar yaşanırken Mercedes’in sitesinde ise ilginç bir duyuru var. Firma www.mercedes.com.tr adresinden ikinci el 403 SHD model otobüslerin satış duyurusunu yapıyor. Sitede Ticari Araçlar linki tıklandığında karşımıza “2. el temiz emsalsiz oto” başlığı ile özellikleri belirtilen 403 SHD model otobüsler çıkıyor. 12 aracın tanıtıldığı linkte araçların hepsinin 403 SHD model olması ise dikkat çekici.
Bir ayda iki faciadan dönüldü
Muğla’da 47 yolcu ve 3 personel taşıyan yolcu otobüsünde çıkan yangında otobüs tamamen yandı. Otobüsün sürücüsü yangını fark ederek, yolcuları yangın büyümeden otobüsten indirdi. Pamukkale Turizm yetkililerinin verdiği bilgiye göre Mercedes 0403 SHD model otobüs küle döndü. Muğla Belediyesi İtfaiye Müdürü Raşit Çöl, ilk tespitlere göre yangının elektrik kontağından çıkmış olabileceğini dile getirdi. Çanakkale’de, 27.06.2007’de Truva Turizm’e ait yetkililerin Mercedes 0403 SHD model olduğunu söylediği otobüs de içinde bulunan 35 yolcusuyla alev aldı. Yangını fark eden sürücü Yılmaz Suvay otobüsü yol kenarına çektikten sonra tüm yolcuları tahliye etti.
Dava üstüne dava
Konya Karapınar yakınlarında 1997 yılında meydana gelen kazada 49 kişinin yanarak ölmesinin ardından Mercedes Benz TAŞ ile ilgili bilirkişi raporlarına göre, yalıtımı yapılmayan Mercedes otobüslerindeki yakıt depolarının yangına zemin hazırladığı belirtilmişti. Sanayi Bakanlığı tarafından Mercedes Benz TAŞ’nin yalnızca otobüs parçaları ithal etmesi şartıyla verilen belgeyi kullanarak, başka parçalar ithal ettiğinin belirlenmesi üzerine İstanbul Gümrükleri Başmüdürlüğü tarafından kaçakçılığa konu eşyaların değeri 152 bin Avro, yaklaşık 1 trilyon lira olarak ceza ödemesi öngörüldü. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı iddianamesinde suçun kapsamını genişletti ve sorumlular hakkında yaklaşık 4.5 trilyonluk dava açtı. Mercedes’in gümrüklerden tek bir beyanname ile çok sayıda yedek parçayı TSE onayı almadan sokması üzerine CHP Milletvekili Atilla Kart’ın verdiği soru önergesiyle incelemeye alınan 20 bin beyannamenin incelemesinin hâlâ tamamlanmadığı davada öngörülen 4.5 trilyonluk para cezasının, bu inceleme tamamlandığı takdirde artması bekleniyor. Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava halen devam ediyor. Duruşmaların çeşitli nedenlerle ertelenmesi kamuoyunun tepkisine neden olmuştu.
Serpil Savumlu Evrensel
6 Eylül, 2007 4:32 pm
[...] İligili haber:Mahkemelerin gücü Mercedes’e yeter mi? [...]