Türkiye’yi Kim Yönetiyor?”Amerika ne derse o olur, biz ülkenin musevi vatandaşları olarak patronuz”
Yazan: anadolusanat 22 Haziran, 2007
Cem Hakko, içkiyi fazla kaçırınca içindekileri ortaya döktü. İşte o sözler;
Neler mi dedi? İşte Cem Hakko’nun ağzından çıkan laflar;
“22 temmuz’dan sonra neler olacağını göreceksiniz, bizi azınlık görenler bu ülkedeki patronların kim olduğunu öğrenecekler.
Cem Uzan dahi üç sene önce elimi öperdi şimdi bizden oy istiyor.
Amerika ne derse o olur, biz ülkenin musevi vatandaşları olarak patronuz… Siz işçisiniz. Vakko olarak da hepinizi biz giydiriyoruz, bayıla bayıla, övüne övüne Vakko’dan giyiniyorsunuz. Çukurova Grubu’na da reklam veriyoruz, bu gece de benim paramla oluyor, sinirlendirmeyin beni keserim reklamları.”
Evet bu sözleri zaten biliyoruz.Ama solda halen Türkiye’yi kimin yönettiğini anlamayanlar yada anlamak istemeyenler var.Onlar seçimde meclise bir iki milletvekili sokmanın peşindeler ne diyelim kolay gelsin.Ama devrimciler Che’nin şu sözlerini gözden kaçırmamalılar.
“Dar kapsamlı seçim çekişmeleri; şurada burada seçimi kazananların başarıları; iki milletvekili, bir senatör, dört belediye başkanı, halkın üzerine ateş açılarak dağıtılan büyük çapta bir gösteri; bir öncekine göre bir iki oy farkıyla kaybedilen yeni bir seçim; kazanılan bir grev, kaybedilen on grev; bir adım ileri, on adım geri; belli bir kesimde zafer, bir diğerinde on kez bozgun… Sonra birdenbire oyunun kuralları değişir, herşeye yeniden başlamak gerekir.Bu tutum neden ileri geliyor? Halk enerjisini neden hep böyle boşuna harcıyor? Bunun tek nedeni var: Bazı Amerika ülkelerinde ilerici güçler taktik hedefler ile stratejik hedefleri korkunç bir şekilde birbirine karıştırıyorlar, küçük taktik sorunlarda büyük stratejik hedefler görmek istemişlerdir. Bu önemsiz saldırı mevzilerini ve elde edilen küçük kazançları, sınıf düşmanının temel hedefleri olarak göstermeyi bilen gericiliğin akıllıca davrandığını kabul etmeliyiz.
Böylesine büyük hatalar işlenen ülkelerde, halk hiçbir değeri olmayan eylemler için son derece büyük fedakarlıklar pahasına her yıl alaylarını seferber eder. Bunlar düşman topçusunun ateşine maruz kalan geçici mevzilerdir.
Bu mevzilerin adı, parlamentodur, kanuniliktir, yasal ekonomik grevdir, ücret artışıdır, burjuva anayasasıdır, bir halk kahramanının serbest bırakılmasıdır… Ve işin en kötü tarafı şudur ki, bu mevzileri elde etmek için bile, burjuva devletinin oyun kurallarını kabul etmek ve bu tehlikeli siyasal oyuna katılmak iznini alabilmek için de uslu ve aklı başında insanlar olduğumuzu, hiçbir tehlike arz etmediğimizi; örneğin kışlalara ve trenlere saldırmak, köprüleri uçurmak, katilleri ve işkence uzmanlarını cezalandırmak, dağlara çıkıp ayaklanmak ya da yumruklarımızı sert ve kararlı bir biçimde kaldırarak, Amerika’ya son kurtuluş mücadelesinin kesin müjdesini vermek gibi tehlikeli işlerle bir alış-verişimizin olmadığını ispat etmek lazımdır.”
Che Guevara
2 Temmuz, 2007 10:42 pm
yaw bu memlekettin ankaradan idare edildiğinii idda edenlerin beyinleri varmı acabaa.